uzaktan diziler... liseli diziler..
1. Revenge Note (Sweet Revenge) -1
2. Revenge Note (Sweet Revenge) - 2
3. Hi School Love On!
Nedense yazarken kendimi hep daha farkli hissetmis ve anlatmisimdir.. Sanki kelimeleri secen ben degilim de icimdeki mahsur kalmis -belki de hayattan kacip siginmis- baska birisi .. Degisik sebep ve gruplar icin yazdigim yazilarim toptan arsividir. Arada bir sirf kendim icin yazdiklarim da burada..
Vallahi ne diyeyim ... bir bölümü bulup da seyredemeyince "olamaz!" diye yandığım bir diziydi.. Konu olarak bir Çin dizisinin Kore'ye uyarlanmış hali imiş. Ben Çin versiyonunu da seyretmeyi denedim ama tonları çok farklı.. Hele de başrol oyuncularının bambaşka yorumlarından sonra aynı dizinin uyarlaması demek bile zor geliyor bana.. Amma aslında başrolde kim var demek de zor. Herkes başrol oyuncusu gibi.. O kadar dolu dolu bir dizi ki.. sanki 20 değil de 50 bölümlük bir epik drama.. Olay basit.. Doğaüstü bir şekilde ölümün eşiğine gelen genç bir kız (IU adlı şarkıcı oynuyor) kendini geçmiş bir zamanda bir Kore imparatorluğunun prenslerinin birinin evindeki bulur.. Ama dakka bir gol bir.. gözünü açtığında prenslerin hamamında gözlerini açar.. bütün prensler (bir tanesi hariç) şok olur.. Çok zaman geçmeden diğer prens de -ki kendisi kara prens olarak da tanımlanabilir (Lee Joon Gi oynuyor) - aynı şekilde tanışır ama bu ikisi için de zor bir durum yaratır. Bir kralın 7 oğluyla da farklı ve güzel ilişkisi olan bu genç kızın gönlünü kime kaptırdığı ve bunun bedelinin ne olabileceğini görmek insanı çok etkiliyor. Ama filmin en etkileyici sahnelerinden birisi kesinlikle harem ağası (haremi yöneten kadına bu mu denir bilemiyorum) kadının Prens Wook'a söylediği bir cümle.. bir diğeri ise yağmurda protesto sahnesi.. Prens So karakterinin gücünü ve gözü karalığını daha net gösteren nerdeyse başka birşey yok. Sonundaki çırpınış biraz abartılı ama o sırada Prens Jeong'un Soo'dan kalan yadiraga bakışı çok inandırıcı.. Ne diyeyim .. Süper dizi.. Hatta ihtiraslı kraliçe rolündeki kadın bile süper oynuyor. İnsan originalinde olduğu gibi bugünde geçen ikinci sezonunu istiyor.....
Bu dizi bana eski bir Türk filmini hatırlattı.. Hani kadınlar ile erkeklerin yer değiştirdiği filmi.. Netekim burada bazı Çin dizilerinde yer verildiği gibi erkek kılığında askere giden ve komutanlık yapan kadın figürlerinden birisi General Zao.. İmparatorun annesi bu güçlü kişinin yoluna taş koymak için İmparatorun çelimsiz ve iş bilmez ama çok yakışıklı ve çekici yeğeni Yu Jin (Go Princess Go ve Pretty Li Hui Zhen de oynayan) ile evlendirmek üzere emir çıkartır. Eeee emir büyük yerden gelince yapacak birşey yok .. Ama Yu Jin bu evliliği istemediği için ayak diremeye çalışır fakat yetiştirilişi gereği çok da güçlü bir kişilik olmadığı için garip garip yöntemler seçer.. ve eğlence orada başlar.. Bu arada kıyafetler, danslar, vs gayet güzel eğlenceli görüntüler çıkar bu garip ikilinin hayatında.. Sonunda her ikisi de birşeyler öğrenir diğerinin garipliklerinden.. Geneal ile yeğenin arasındaki ilişki gerçekten samimi bir his yaratıyor oyuncuların başarısı ile.. insanın inanası geliyor.. Yu Jin karakterinin kankası 3 delikanlı da eğlenceli karakterler..Ama özünde görsel bir şölen olan komedi dizisiTamam belki üniversite bitmiş ve iş hayatı başlamış olabilir ama insan ilk büyük aşkını ve devamında ayrılığı tatmadan sanırım hala gençlik havasında oluyor.. o durumlarda böyle diziler ortaya çıkıyor...
Sevdiğim genç oyunculardan Sung Hoon başrolde.. Delikanlı genel olarak iyi ama buradaki rolü icabı önce sürünen sonra da zengin konumuna çıkan bir durumda.. Tabii ki olayın başlangıcı da sıradışı. Bir otelde hizmetli-müşteri arasında komik-saçma bir durumun yarattığı rezillik sonrası bir tanışıklığın yarattığı etki ile olan bir yakınlaşma... ama sonrasında ayrılan yollar ta ki aynı firmada çalışmaya başlayana kadar. Filmin bütün yükü karakter olarak erkek oyuncuda görünse de yapısı gereği kadın karakteri çekici kılan da zaten kendi içine kapanık olması (ki haklı sebebi de var)... Lakin bir noktadan sonra yanlış ama kısmı (her zaman gerekli bir ayrılma sebebi) biraz basit kaçmış senaryoda.. Ama onun dışındakiler süper.. Detaylar eğlenceli.. Erkek oyuncunun yanındaki yönetici sekreter (ki Noble, My Love'da aynı kişi aynı roldeydi) süper oyuncu.. İkinci erkek ve ikinci kadın oyuncular da iyi ama akılda kalan başroldeki erkek oyuncunun yemek servisi için tabakları hazırladığı ve havuzda bayıldığı sahneler.. anne rolündeki kadın da ayrı bir eğlence.. Bazı sahneler ve detaylar bazen bölüm doldurmak için mi gerekliydi diye düşündürtmedi değil hani...
Konu basit aslında.. Çocukken güzel olan birisi ergenlik sonrası
Bu da bir önceki dizinin Çin versiyonu. Başrollerde Dilraba Dilmurat ile Peter Sheng (Go Princess Go dizisinden) olan bu halindeki akış ve ana temalar/konular aynı olmakla birlikte rollerin yorumlarında epey fark var.. Kadın karakter çok daha silik ve sakin bir kız burada. Keza erkek kahramanımız da biraz öyle.. Fena değiller amma biraz sönük kalıyorlar.. Hele de Kore versiyonu ile karşılaştırınca.. Olaylar biraz daha yavaş akıyor ve genişletilmiş olmalı 40 bölüme uzatmak için..

Burada üniversite gençliğine ayrı yer vermek lazım.. neden mi? dinamikler ve korkular farklı.. Benim yaşımda birisi için gençlik konuları ve sorunları biraz geçmişte ve uzakta kalmış durumlara dönüşmeye başladı (bu cümleyi yazarkenki inkar moduma dikkat !! içimin bir köşesi hala yaşlanmış olmayı kabul edemiyor gibi) .. amma buna rağmen aşk her zaman her yaşta zor ve tanıdık.. o yüzden de severek izlediğim gençlik dizileri var..
Bu dizi konu olarak, son yıllarda giderek artan plastik cerrahi ile güzelleşme sektörü üzerinden "güzellik" kavramı ve "güzel olma/bulunma" konularına gençlik üzerinden bir değerlendirmeye odaklanamış. Doğal güzellik ile sonradan operasyonla elde edilen (ki Gangnam bölgesi bunlarla meşhurmuş) arasında seçim yapma/yapmama konularını odağa oturtan bu hikayede doğal olarak iki karakter yaratılımış. Gangnam güzeli Mi Rae (bu dizide süper oynuyor) ve onun alternatifi Soo Ah.. ve ikisini sürekli karşı karşıya getiren yakışıklı mı yakışıklı ama topluma gıcık Kyung-Suk.. Delikanlı kıl değil ama güzellikten dolayı nahoş anıları olduğundan güzelliğe tapan topluma kıl. Fakat, oyuncu çok iyi seçilmiş bu rol için: delikanlı çok yakışıklı ve buz gibi ... sevdiği ve güvenliği kişilerin dışındaki herkese ... Bu arada anne-babaların tepkileri ve çocuklar üzerindeki yansımaları fena değil.. Konunun ilerlemesinde ve çeşitlenmesinde faydalı olan diğer bir karakterse ders asistanı WooYoung ... Süper karakter ve iyi oyuncu ile çok şeye zenginlik katmış. En sonunda en kötü karakteri bile anlayabiliyor empati kurabiliyorsunuz.. Sonradan katılan anne karakteri biraz zayıf/sıradışı ama diğer karakterlerin ona gösterdiği kabullemeyle hala seyredilebilir seviyede oluyor. Güzel bir dizi...
Bu dizinin güzel tarafı kesinlikle başrol oyuncuları arasındaki uyum ve samimiyet. Yüzme takımındaki Joon-Hyung yakışıklı ve kızlar tarafından beğenilen kibar bir delikanlı olmasına rağmen aslında içindeki çalkantıları pek dışarı vur(a)mamaktadır. Yıllar sonra da olsa ilkokul arkadaşı Bok-Joo'yu halter takımında görmek onu çok şaşırtmamıştır zira Bok-Joo çocukluğundan beri çok güçlü ve çok yiyebilen bir kız olmuştur. Ama tabii ki bu sporcu+halterci haliyle erkekler arasında ilgi görmesi pek beklenmediğinden genelde yakın 2 kız arkadaşı ve babasının tavukçu dükkanında dayısı ile geçen bir hayatı vardır.. Ta ki filmlerdeki gibi senaryo ile kader karşısına yakışıklı ve kilo verme konusunda uzman doktoru çıkarana kadar.. Bundan sonrasi bir kampüs ortamında gençlik duyguları (aşk, arkadaşlık, sadakat, vb) ve zorlayan hedefler arasında gidip gelen bir dizi öğrenci ve onların etrafında olan yetişkinler (ki bazıları hala ergen modunda) arasında geçen olaylar. Çok eğlenceli bir dizi. Kore klişe dizi sahnelerinin hepsi var: ayakkabı, yemek + içki, sarhoş olup sırtta taşıma, eti alıp kesip kıza verme, vb) ama sırıtmıyor; doğal akıyor. Belki ana karakterler arasındaki kadersel bağ birazcık sırıtıyor ama artık ona da alışıyor insan bir sürü Kore dizisi sonrasında.. Kısmet için böyle detaylar istiyor Kore seyircisi demek ki.. Bu arada ana karakterlerin yaptığı halter, yüzme ve jimnastik rastgele seçilmiş değil..
Bir uzakdoğu dizisi için sıradışı şekilde bilimsel. ee malum başrol karakterlerinden birisi fizik öğrencisi Gu Wei Yi adında kendi halinde ve bilimle mutlu bir delikanlı.. Kendisi gibi 2 öğrenci ile daha sessiz sakin bir lab hayatı yaşarken annesinin kız arkadaşının aynı üniversitede psikoloji bölümünde okurken reklamcı olmak isteyen kızı ile aynı ortamda olmaya başlayınca hayatında beklenmedik gelişmeler olur. Sessiz vs konuşkan, asosyal vs sosyal, düzenli vs dağınık... bir sürü tezatlık içinde hayatı ve farklı yaşam tarzlarını görüp keşfeden bu ikilinin işi ikisinin arasında doğan beğeni duyguları ile daha da karmaşıklaşır. Ama mühendis tayfası için bir fizikçinin ilanı aşk çabaları kesinlikle görülmeye değer :) Senaryo iyi ... Konular güzel.. Bilimsel delikanlı süper.. insana ara ara "Big Bang Theory" dizisindeki Sheldon karakterini hatırlatsa da ondan daha da normal olması gayet olumlu ve hayata dair bir tat veriyor. Sonuna doğru yurtdışına gitmeleri olaya belki Çin seyircisi için egzotik bir hava katmışsa da esas eve döndüklerindeki konuşmalar çok hoş.. kaldığımızdan yerden devam diyor..
Meşhur yazarın gelmesi vs biraz konuyu da dağıtsa da bu ikili arasındaki ilişki süper..
Bir önceki dizide deli gibi beğendiğim bu kadın oyuncunun bu dizisinde farklı bir rol ve senaryoda etkisi farklı oldu... Kadın oyuncu olarak iyi ama oynadığı karakter tam olarak anlamlı gelmedi başta. Ayrıca her ne kadar ters bir noktadan başlamışsa da sonraki yakınlaşma ortamları vs tam anlamıyla benim için olgunlaşmadı. Kızın yakın arkadaşı rolündeki kadın oyuncu yanısıra işteki stajer rolündeki kız da çok iyi.. Seyretmeye değer ama benim için bazı şeyler hep biraz eksik kaldı.. Ayrıca geçmişten bağlantı bulma ve kader olayına bağlama belki de reenkarnasyon inancı gereği .. bilemiyorum ama fazla zorlanmış gibi oluyor..Uzak doğu dizilerini incelerken hepsini aynı sepete koymak olmuyor.. Her biri bir saatlik ve toplamda 50+ bölümlük epik drama yapısı ayrı.. 15dakikalık 10-15 bölümlük dizi yapısı ayrı. O sebeple mini dizileri kendi içinde değerlendirmek lazım diyorum... bu listeyi de ona göre yapıyorum...
Belki de bana Kore dizilerini sevdiren yapımların başında geliyor bu dizi. Tipik zengin oğlan- fakir ama gururlu kız ortamı.. Beklenen sinderalla ayakkabı sahnesi falan var.. ama bu dizideki basit ve yoğun anlatım süper.. gereksiz detaylara yer yok; konuşmalar ve ortamlar basit ama samimi.. en çok sevdiğim sahnelerinden bir tanesi başroldeki delikanlının rakibinin taşındığını duyduğu zamanki tepkisi! Bu arada erkek kahramanın sekreter/sağ kolu rolündeki karakter/oyuncu da çok iyi.